18 Aralık 2014 Perşembe

DEĞİŞİKLİKLER...

İnsanın hayatında bazı olayların bahaneler aracılığıyla olduğuna inanırım. Ben üniversite hayatımdan beridir hep blog açıp yazmak istemişimdir. Ancak bir türlü başına oturup uğraşmamışımdır. Ne zamanki ayağım kırılıp evde oturmak zorunda kaldım öyle başladım yazmaya. Sizinle o dönemde ayağımı nasıl kırdığımı, hangi süreçlerden geçtiğimi anlatmanın yanı sıra o döneme kadar gittiğim tüm konserler hakkındaki izlenimlerimi paylaşıyordum. Ancak 1.5 sene içerisinde mecburi evde oturuş yaptığım için sıklıkla paylaşımlarda bulunabiliyordum. İyileşme sürecim tamamen bitiminde ise buraya karşı bir ilgisizleştiğimi gördüm. Her ne kadar aklımın bir köşesinde yazmak olsa da istikrarlı bir süreç geçirebildiğimi söyleyemicem. Bu nedenle şimdi eskiye ait bütün yazılarımı sildim. Bazen bir şeylere sıfırdan başlamak gerek. En azından ben böyle düşünüyorum.Buraya karşı ilgisizliğime rağmen beni takibi bırakmayanlara oncelikle tesekkur etmek ve kısaca geçen süreçte hayatımdaki değişiklikleri anlatmakla işe koyulmak istiyorum.

Şubat 2011´de mezun olmama rağmen o dönemlerde ders sayılarımda azalış itibariyle ben iş arayışına koyulmuştum çoktan. Geri dönüşleri planlayarak erken başlamıştım iş arama denen sıkıcı periyoda. Ancak bir türlü istediğim gibi iş bulabildiğimi söyleyemem. Başvurmasam dahi aranılan üç sektör vardı; ilki Çağrı Merkezi diğeri sigortacılık bir diğeri de satış. Bu sektörlere nedense ilk iş arama sürecine başladığımdan beri nedense çok sıcak baktığımı söyleyemem. Sebebine gelince, 3 sektörün ortak yönleri olduğuna inanıyorum; tüm gün telefonla konuşup, telefonun diğer ucundaki kişiyi ikna edeceksin ki prim kazanabilesin. Ay sonunda kotayı doldurcaksın prim kazanacaksın ki eline geçen para bir işe yarasın. Bu sektörlere yaklaşımım böyle olunca hiç ilgilenmedim açıkçası. İş bulma siteleri,tanıdıklar ve tanıdıkların mail gruplarında 2 senedir dönen CV'ime geri dönüşüm ancak Eylül 2011 oldu. Yaptığım görüşme sonunda işe alındım. 15 gün sonra ayağımı kırdım. Ameliyatlar falan derken 1,5 senenin sonunda ben tekrardan 2012 yılının sonlarına doğru tekrardan başladım işe. 2013 yılında çok enteresan bir şekilde Türkiye'de adı sanı duyulmuş güzel firmalardan iş görüşmelerine çağrılmaya başladım. Bu arada belirtmek isterim her ne kadar reklama girsede hepsine kariyer.net üzerinde başvuru yapıyorum. Ocak 2013 ENKA  İNŞAAT ön görüşmeye çağrıldım. İngilizce sınavı, hem Türkçe hem İngilizce görüşmeye çağrıldım. Ancak o dakikada bana uygun bir pozisyon olmadığı için sadece bu yaptığım genel başvurudan ön mülakat yaparak geri döndüm. Tabi ben artık "BİZ SİZE GERİ DÖNÜCEZ" cümlesine alışkın olduğum için hiç kafaya takmadım. Ben tabi iş arama sürecine devam ediyorum.Aradan geçen 5 ayın sonunda Temmuz ayının ortalarında ENKA İNŞAAT firmasından aranarak bu sefer  DIŞ İLİŞKİLER departmanından aranarak görüşmeye çağrıldım. Yapılan görüşme Moskova içindi. Görüşmenin yapıldığı tarih 11 Temmuz 2013.Ben görüşmeyi nasıl yaptığımı, nasıl cevaplar verdiğimi bilmeden geçen görüşmeden 1 hafta sonra kesinleştiği haberini aldım ki benden mutlusu yoktu o dakikada.22 Temmuz-6 Eylül tarihleri arasında Enka İnşaat İstanbul merkez ofiste çalışarak geçirdiğim süreç benim açımdan tarifsiz duygularla geçti. Kelimelere dökemeyeceğim duygular yaşayarak geçti.

Hiç yurtdışına çıkmamanın verdiği tedirginlik,heyecan,mutluluk, uzun süreç sonunda iş bulmanın verdiği haz ve başarı anlatılmaz yaşanır. Şu an 1.5 sene oldu ben Moskovadayım. Çalışıyorum, pazar günlerinde şehri geziyorum. Dışarıdan bakıldığında çok güzel bir hayat ama içeriden bakıldığında hep bir yanın eksik olarak yaşadığın bir hayat var. Ama genel itibariyle "MUTLU MUSUN?" diye sorucak olursan " EVET" derim.

Bu yazımı bitirirken diyebileceğim tek bir şey var, hayatınızda sakın büyük konuşmayın derim. Bunu yaşayan biri olarak söylüyorum.Üniversite hayatım boyunca hayatta ekonomiyle alakalı bir iş yapmayacağımı söylerken ekonomiyle alakalı bir pozisyonda çalışmaktayım. Bir diğer verebileceğim örnek ise arkadaşlarım Rusyayı, Moskova'yı merak ederken ben hep "EN MERAK ETMEDİĞİM ÜLKE"  diye söyler "HAYATTA İŞİM OLMAZ, GİTMEM SOĞUK MEMLEKET" derken burada işim oldu. Paylaşmak istediğim diğer konu ise, eğer bir şeyi gerçekten istiyorsanız içten isteyin. Sanırım içten isteyince oluyor. Ben üniversiteye başladığımdan beridir hep yurtdışı hayalim vardı şu an onu iş vesilesiyle de olsa gerçekleştirdiğim için benden mutlusu yok.


Şimdiden itibaren Rusya gelişimden,işimden, Moskova'dan ve Türkiye'de yaptığım izinlere dair paylaşımlarımı gözlemlerimi sizlerle rahatça paylaşabilirimm..